Posted by Güncel Yazılar
| Posted in
Basketbol,
fenerbahçeülker
| Posted on 13 Kasım 2011 Pazar
Sarı-Lacivertli taraftarlar geçtiğimiz sezonlarda tattığı basketbol keyfini mumla arıyor. Beşiktaş Milangaz karşısında basit bir yenilgi alan Fenerbahçe Ülker, dün de Türk Telekom'a, hiç direnç gösteremeden boyun eğdi.
Sezona, oturmuş kadrosuna yaptığı takviyelerle başlayan Fenerbahçe Ülker, Beko Basketbol Ligi’nin 5. haftasında, 2. yenilgisini, Türk Telekom karşısında aldı. Geçtiğimiz hafta Beşiktaş Milangaz karşısında tutunamayan Sarı-Lacivertliler, Türk Telekom’a da, karşılaşmanın hiçbir anında direnç gösteremeyince, rakibinden 19 sayı fark yedi ve kötü gidişe son veremedi. Maçın başında 8-2’lik seri yakalayan Türk Telekom’a karşı sayı üretmekte zorlanınca, ilk periyotu 22-14 yenik kapatan Fenerbahçe Ülker, 2. yarıya sert savunma anlayışıyla başladı. Bir ara rakibi ile aradaki farkı 2 sayıya kadar indiren Sarı-Lacivertliler, hücumda yaptığı top kayıpları ve Bekir Yarangüme ile Jasaitis’in sayılarına engel olamayınca, soyunma odasına 41-31 yenik girdi. Üçüncü periyotta Türk Telekom Ali Karadeniz’in skorer oyunuyla bir ara farkı 16 sayıya (64-48) kadar çıkarırken, son periyota 64-50 önde girdi. Fenerbahçe Ülker’in farkı kapamak adına gösterdiği cılız çabalar sonuç vermeyince, Başkent temsilcisi oyunun sonlarına doğru farkı açtı, karşılaşma 83-64 Türk Telekom lehine sonuçlandı. Fenerbahçe Ülker ligdeki 2. yenilgisini alırken, Türk Telekom 4. galibiyetine ulaştı.
Okur şov yaptı
Bir ara ismi Fenerbahçe Ülker ile anılan, ancak NBA’deki lokavt sona erene kadar Türk Telekom forması giyecek olan Mehmet Okur, dün Sarı-Lacivertliler’i bozguna uğratan isimlerin başında geldi. 18 sayı, 9 ribaunt, 1 asistlik ortalamAyla oynayan tecrübeli oyuncu, 20 sayı atan Kaspars Kambala’nın ardından maçın en skorer ismi oldu. Son 10 dakikalık bölümüm başında sportmenlik dışı 2 faulü nedeniyle diskalifiye olan Mehmet Okur, soyunma odasının yolunu sinirli bir şekilde tuttu. 2005-2007 yılları arasında Sarı-Lacivertli formayı giyen Kambala ise attığı 20 sayının yanında, Türk Telekom’a 5 ribaunt, 2 asistlik katkı sağladı.
Neven Spahija: Utanç verici
Fenerbahçe Ülker Başantrenörü Neven Spahija, maçın ardından yaptığı açıklamada “Utanç verici bir durum yaşattığımız için taraftarlardan özür diliyorum” dedi. Spahija, bu tarz durumlarda ilk sorumlunun kendisi, sonrasında ise oyuncuların olduğunu belirtirken, rakibin 18’i savunmada olmak üzere toplam 47 ribaunt aldığına dikkat çekti. Spahija Türk Telekom’u tebrik etmeyi de ihmal etmedi.
Gökhan German'a sorduk:
Fenerbahçe nerede yanlış yaptı?
İlk önce transfer politikasından başlamak gerekiyor. İstanbul’daki Final-Four’u oynamaya aday olarak yola çıkan Fenerbahçe, güçlenmek yerine oturmuş kadroda rötüşlar yapmayı tercih etti. Burada da stratejiyi doğru belirledikleri söylenemez.
‘Küçük takımların büyük oyuncuları’ diye bir kavram var.
Özellikle oyuncuların Partizan performansları çok yanıltıcı olabiliyor. Sezon başında da belirtmiştim. Pekoviç, Drobnjak, Kecman, Tepiç, Rasiç, Peroviç, Mariç, Tripkoviç vs. Örnekleri çoğaltabiliriz. Hiçbiri gittiği takımda, Partizan performanslarının bırakın üstüne çıkmayı, yanına bile yaklaşamadılar. (Bo McCalebb hariç).
Curtis Jerrels ve Gist de, orada daha çok sorumluluk alıp, daha fazla top kullanıyor ve göze çarpıyorlardı. Sonuçta kötü oyuncular değiller ama Final-Four ‘Winner’ oyuncularla oynanır. Fenerbahçe, Jasikevicius ve Lavrinoviç gibi basketbolu bilen, tecrübeli Avrupalılar yerine, hoplayıp, zıplayan tecrübesiz Amerikalılar’ı tercih etti.
Şu an için de bunlardan verim aldıkları söylenemez.
Keza Bogdanoviç. O da Euroleague’in sayı kralıydı ama Cibona’da bütün topları o kullanıyordu. Fenerbahçe’de o dakikaları ve rahatlığı bulamadı.
Benim kişisel görüşüm, Avrupa basketbolu, Avrupalılar’la oynanmalı. Amerikalılar, tamamlayıcı güç olabililer. Uzun yıllardır Avrupa’da oynayan ABD’lileri bunun dışında tutuyorum.
Riske girildi
Sezona Ukiç, Engin, Tomas ve Mirsad’ın sakatlıkları ile başlamaları, bir çok milli oyuncularının bulunması onları doğal olarak olumsuz etkiledi. Ama pivot rotasyonunda uzun süreli sakatlıktan çıkan, geçen yılın ilk 2 ayı hariç bekleneni veremeyen Vidmar, yan bağları koptuğu için 6 aydan fazla oynamayan 35 yaşındaki Mirsad’a ve kariyerinin sonlarına yaklaşan Kaya’ya güvenerek yola çıkmak, büyük riskti. Belki kulübün özel durumu nedeniyle istenilen transferler yapılamadı ama o dönem uygun olan oyun kurucu Papaloukas ve pivot Bourusis (örnekleri çoğaltabiliriz) gibi winner ve tecrübelilere yönelilmesi fayda getirebilirdi. Yine bu özel durum nedeniyle Kinsey’in takımdan ayrılması, Fenerbahçe’nin ön alanda yaptığı ve geçen yıldaki başarısındandaki en önemli faktörlerden biri olan baskının yok olmasına neden oldu. Ömer, Kinsey ve Tomas’ın baskısı, Kinsey’in yokluğu, Bogdanoviç’in savunma zaafiyeti nedeniyle artık yok.
Sorunlar aşılabilir
Geçen yıl sezona harika başlanmış ama kritik anlarda gelen sakatlıklar takımı hedeften uzaklaştırmıştı. Şimdi sezon sorunlu başladı. Sakatlar iyileşir, oyun kurucu pozisyonunda ilk hedef olan ama alınamayan, şu anda da Maccabi ile mahkemelik olan Jennaro Pargo-Jerrels değişikliği gerçekleşebilirse, kötü başlayan sezon, beklenenden iyi bitebilir.